Çok ciddi bir “haksız rekabet “ vardı. Osmanlı’nın kapılanma kurumu, kapılanma kültürü Cumhuriyetin içinde devam etmişti. Enderun, Harbiye ve Mülkiye'de yetiştirildikten sonra Padişah kapısında kapılananlar, sosyolojik statüsü köle, uşak ve aristokrat melezi olan bir “yönetici sınıf”ı oluşturmuşlardı. Kendilerine ulufe gibi verilen mansıplarla ve makamlarla Padişah'a şahsi itaat yemini ile hizmet edenler devletin kendilerine emanet edilmiş olduğunu vehmederlerdi. Arkaik bir dünya tasarımı içinde kendi meşruiyetlerine inanırlardı. Bu sınıfa Cumhuriyetin başlangıçta mütevazı kökenli olsalar da hızla kendini Cumhuriyetin sahibi sanma kuruntusu ile yaşayan yeni aile kadroları eklenmişti. " Prof. Dr. Yahya Sezai Tezel
16 Oca 2011
Solcu nasıl olunur?
Hakkâri İzlenimleri (1)
Yedi günlük Rize Çamlıhemşin Yaylaları ve beş günlük Hakkâri gezisinden döndükten sonra bir kaç gün şaşkınlığımı üzerimden atamadım. Hem Ka...
-
“Parrhesia” [1] kelimesini Adada Antik Kenti’ni [2] gezerken hatırladım. “Adada” ve “Termessos” şehir devletleri ezeli düşmanları “S...
-
Yazılışından bu yana 700 yıl geçmesine rağmen hala tartışılan bir başyapıtın üzerine yazmanın kolay olmadığını biliyorum . Her şeyden önce y...
-
Antalya Belek 'de yeni açılan 'Adem ve Havva' nın Oteli' nde davetli olarak kaldık. Bu beyaz rengin çılgın miktarda kullanı...